Batman, sürekli uyarlanmış ve neredeyse potansiyeli üzerine söylenebilecek her şey şu ana kadar söylenmiş bir karakter. Zombi, Steampunk ve Vampir Batman’e kadar her şeyi gördük diye düşünürken, JoJo’s Bizarre Adventure’ın çılgın açılışlarını yapmış olan Junpei Mizusaki ve ekibi Batman için çılgınlıkta çıtayı arşa taşıyor.

Hikaye kulağa oldukça basit geliyor: Batman, Gorilla Grodd ile savaşırken kendisini bütün Gotham’ın samuraylar devrindeki Japonya’da yer aldığı bir evrende buluyor. Buradaki Gotham “beyliklere” bölünmüş, her bölgeyi ünlü bir Batman kötüsü yönetmekte ve birbirlerine üstünlük kurmaya çalışmakta. Batman kısa sürede ailesine ulaşıyor ve daha sonra Catwoman’ı da takıma katarak bu savaşa son vermek üzere yola koyuluyor. Her şey kulağa ne kadar sade geliyor değil mi? Ancak Junpei Mizusaki bu sade hikayeyi sınırları zorlayacak çılgınlığa çıkarıyor. Sondaki savaşın adeta Transformers’tan fırladığı söylesem aklınızda bir şeyler canlanır belki.

Filmin bir diğer özelliği de çeviriye göre değişen anlam ve diyaloglar. Japonca versiyonunda bazı tanımlar ve espriler, akıcılık ingilizce seslendirmenler tarafından çok farklı bir şekilde aktarılmış. Benim gibi anime sever biriyseniz, Japonca versiyonunu daha çok beğeneceksiniz. Seçilen seslendirmenlerin çoğu anime endüstrisindeki büyük isimler. Alphonse Elric ve Gintama’nın Kagura’sı, Rie Kugimiya’yı Harley Quinn, JoJo’nun Jotaro’su ve Attack on Titan’dan Erwin Smith olarak bildiğimiz Daisuke Ono’yu Nightwing, yine Attack on Titan’dan Eren’e sesini veren Yuuki Kaji’yi Damian Wayne olarak duyabilirsiniz.

Yukarıda bahsettiklerim dışında film için olumlu yönde bahsedilebilecek pek bir şey yok. Film, herkese hitap edecek türden değil. Evet, anime türüne ilgisi olanlara tavsiye edilecektir ancak hikayenin işleniş tarzında bir Samurai Champloo değil, daha çok JoJo’s Bizarre Adventures izleri görmekteyiz. Bu da “style over substance” dediğimiz, anlatımın ve diyaloğun yüzeysel olduğu, göz kamaştırıcı efektlerle boşluğun doldurulmaya çalışıldığı anlamına geliyor. Eğer bahsettiğim türden animasyon ve “konsept” için izlemiyorsanız, film bittiğinde verdiğiniz ilk tepki “ben ne izledim şimdi?” oluyor.

Karakterlere inince ise film daha sıkıntılı bir hal alıyor. Çizgi romanları takip eden kesimseniz, Nightwing ile Damian’ın karakterlerini pek beğenmeyebilirsiniz. Özellikle Damian, çizgi roman versiyonundan neredeyse zıt ve bu filmi çok göreceli bir hale getiriyor.

Nitekim ben filmi vasat buldum. Japonca versiyonu İngilizce’sinden fersah fersah ötesinde lakin senaristlerin ödevlerine çalışmadıklarını görüyoruz. DC Comics karakterlerini anime formunda görmeyi çok isterim ama senaristlerin bunun için uyarladıkları mangalar gibi çizgi romanlardan azıcık da olsa feyz alması gerekiyor. Eğer Warner Bros, anime alanında açılmak istiyorsa, daha az risk alan ve net yapımlarla başlamalı.

CADDE NOTU: 6.0 / 10

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s