Marionette ve Mime. Hikayeye çok iyi hizmet eden, kilit bir rol oynayan ve benim bugüne kadar okuduğum en gerekli iki karakter (!)

Şaka bir yana, yine bir dramatik köken hikayesi ile karşı karşıyayız. Serinin bir orijin hikayesine dönüşünü bir kenara bırakırsak, klişeler ile dolu bir anlatım olmasına rağmen ikilinin psikolojik sarsıntılar üzerinden birbirlerine yaklaşımı etkileyici.

Yaşananlara hem endişeli hem de her zaman oldukları gibi kurnazlık dolu bir ifadeyle Riddler, Captain Cold,  Court of Owls üyeleri, Dr. Sivana gibi birçok karakterin açısından bakıyoruz. Kahramanlara olan bu öfkeden onlar da paylarını almış durumdalar.

Yan hikayelerin, aşırı yavaş bir şekilde ana temaya dahil olmaya başlandığından bahsetmiştim geçtiğimiz yazılarda. Bu sayıda bir birleşme daha görüyoruz. Kimyalarına uygun bir şekilde ego çatışmaları yaşayan ‘kötülerin’ toplantısını Comedian, Marionette ile Mime’i yakalamak amacıyla basıyor ve aksiyon ihtiyacım az da olsa karşılanıyor.

tumblr_pc78t7Jh1u1vdvbzbo3_1280.jpg

Gary Frank abimin geçmiş ile durum arasındaki anlatımı beni mest etti. Geçmiş ile kurduğu benzerlikler hikayenin içerisine girmeyi çok keyifli bir hale getiriyor. Marionette’nin trajik hikayesi, bu seride dönüştüğü kişinin nedenlerini fazlasıyla veriyor. Serinin en etkileyici hikaye anlatımı bile diyebilirim. Etkileyici drama, aksiyon ve karakter gelişimi. Aradığınız her şey, ikilinin hikayesinde mevcut.

RCO021 (2).jpg

İkili bütün sıkıntılarını bir kenara bırakıp, saçma bir durum içerisinde yakınlaştığı sırada Comedian çıkageliyor fakat Joker tarafından etkisiz hale getiriliyor serinin başından bu yana Alan Moore’un eserine saygısız bir şekilde yoluna devam ettirilen Edward Blake.

Sayı ise, ‘Comedian’ın Dr. Manhattan’ın nerede olduğunu bilebileceğini düşünüyorum’  sözleriyle tamamlanıyor.

”Gerçekten gülmek için, acını sahiplenmeli ve onunla oynayabilmelisin.” – Charlie Chaplin

‘Yine bir köken hikayesini geride bıraktık’ cümlesini kaçıncı kez kullanıyorum bilmiyorum ama ikilinin, özellikle Erika Manson’ın (Marionette) trajedisi gerçekten etkileyici panellere sahipti. Ama bu durumun ana hikayeye olan katkısı neredeyse yok. İlk üç sayı, bu karakterleri daha fazla merkezine alan bir temaya sahipti. O dönem bu karakterlerin kökeninin anlatılması hikaye adına çok daha uygun olurdu. İşi yine yarıda kesilen Comedian, Joker’in eline düşen Batman, Superman Teorisi, Superman’in kendisi, kayıp Lantern, Dr. Manhattan ve daha birçok cevaplanması gereken soru yine havada kaldı. En önemlisi ise, hikaye vermesi gereken etkiyi bazı paneller dışında henüz bana veremedi.

Doomsday Clock #7, 26 Eylül’de yayınlanacak.

CADDE NOTU: 7.0/10

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s